Site Rengi

DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
ALTIN 458,62
BIST 9,7897
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Balıkesir 29°C
Mevzi Sağanak

ELLİNCİ DÜNYA EKONOMİ FORUMU

22.01.2020
99
A+
A-
Avusturyalı Prof.Joseph A. Schumpeter’in temel ilgi alanı kapitalist endüstriyel toplumun gelişmesiydi.
“Kapitalist mekanizmayı çalıştıran ve çalışmasını devam ettiren teşebbüsün oluşturduğu Yeni tüketim maddeleri: Yeni üretim metotları:
Yeni ulaşım metotları : Yeni pazarlar: Yeni endüstriyel örgütlenme tipleridir.
Yeni milli veya dış piyasaların açılması el sanatları atölyelerinden, yoğun ve büyük işletmelere geçiş kapitalist sistemi yenilenme havasında tutuyor.
Bu unsurlar  devamlı olarak eski faktörleri yok ediyor ve yenileri oluşturuyor.
Bu ” Yaratıcı Yıkım Gelişimi” dir ve kapitalizmin temelidir.
İster istemez her kapitalist teşebbüs er geç bu gelişime ayak uydurmak zorundadır” dedi…

*
“Yaratıcı Yıkım Gelişimi” tezi, bugün dördüncü sanayi devrimi fikrini haklı göstermek için kullanılıyor.
Adam Smith kapitalizminin maliyetleri düşürmek ve rekabetçi bir pazarda kârı arttıran çabalardan değil,
Oyun değiştiren teknolojik dönüşümlerin peşinde olduğu savunuluyor…

*
Bu düşüncede, Dünya Ekonomi Forumu (WEF), “İş ve Siyaset” dünyası seçkinlerinin ilk toplantısından yarım yüzyıl sonra,
Onları Davos’ta bir araya getirmeye ve konuşmaya teşvik etmeye devam ediyor.
Ancak daha fazla insan sokaklarda eylem yapıyor!
Bu yıl WEF organizatörleri, etkinliğinin eylemcilerin sloganlarının ötesine geçebileceğini göstermeye çalışıyor.

haberici-arareklam

*
İlk sanayi devrimi, su ve buhar gücü kullanarak üretimin mekanizasyonu ile ilgiliydi.
İkincisi seri üretim için elektrik gücünü kullandı.
Üçüncüsü elektronik ve bilgi teknolojisi kullanarak üretim otomasyonunu sağladi.
Süreçlerin her birinde insanların yaşam ve çalışma biçimleri değişti.

*
Bugünün dördüncü sanayi devrimini ise fiziksel ve dijital arasındaki çizgileri bulanıklaştıran teknolojilerin bir araya gelmesi karakterize ediyor.
Sadece dijitalleşmeye değil robotik, yapay zeka, büyük veri ve 3D baskı gibi yeni teknolojilerin entegrasyonuna dayanıyor.

*
Bunlar tamamen otomatik olan geleceğin fabrikaları ile birleşirken,
Üretim tüketiciler için daha yerel hale geliyor ve yeni tedarik zincirleri oluşturuluyor.
Şimdi bir işçi olmanın ötesinde insan olmanın tarihi anlayışı bir meydan okuma ile karşı karşıyadır.
İyi olmak için değişimin pozitiflerine odaklanmada sürekli “çevik-çevik-çevik” olmak gerekiyor…

*
Bu devrimin savunucuları, otomasyonun ve yapay zekanın insanların işlerini alacağı ve çalışma gereğini ortadan kaldıracağı vaadi sunuyor.
Aslında yüzyıllardır her sanayi devrimi öncesinde bu korkunç uyarılar  düzenli olarak geliyor.
Ancak  otomasyonun ve yapay zekanın sonuçlarından endişe duyulması kolay olsa da;
İnsanların bilgisayarların doğasına ve bunlarla nasıl etkileşime girdiğini gözden kaçırmamak gerekiyor…

*
Çünkü insana, her devrim aşamasında teknoloji ile olan ilişkisinde toplumsal tabiatı aracılık ediyor.
Hızlı teknolojik değişimin yaşandığı bir dünyada durum böyle olmaya devam edecektir.
Zorluk; eğitim sistemini öğrencileri esnek, sezgisel ve yaratıcı olma yeteneğinin hayati öneme sahip olacağı bu gelecek için hazırlayacak şekilde yapılandırmaktır.
Böylece derin bir değişim geçiren küresel bir ekonomiyle ilgili becerilere sahip işgücü elde edilebilecektir.

*
WEF’in son toplantıları, dördüncü sanayi devrimi çağında küresel mimariyi şekillendirmek düşüncesiyle meşguldü
Artık WEF birlikte yaşam ve çalışma biçimlerin belirlenmesinde büyük rol oynuyor.

*
Nitekim bu yılki etkinlikte politikacılar, yatırımcılar ve yöneticiler;
İnternet teknolojilerinin tüketicilerin tükettikleri ile olan ilişkilerini temelden değiştirmesi
Bitmek bilmeyen krizler, kemer sıkmalar, güvenceli ve tam zamanlı işlerin sürekli azalması, alım gücünün devamlı düşmesi;
Devletlerin güçlerinin azalması ve onların yerini pazar ekonomisi güçlerinin alması:
Bireylerin tüketimi amaç olarak görmelerine tepki:
Dünyamızın doğal kaynaklarının tüketimi ve yok edilişinin sürdürülemez olduğunun kesinleşmesi nedenleriyle,
Ortaya çıkan “Paydaş Kapitalizmi”nin  bir Geçici İşler Ekonomisine (Gig Economy) dönüşmesini,
İnsanın “Überleşmesi- Çağdaş Kölelik” ötesinde tartışıyor…

*
Her biri 2020’lerin sonundan önce geçerli olacağı öngörülen,
Petrol talebi: Otomobil üretimi: Nüfusta gençlerin oranı: Küreselleşmenin geleceği : Eşitsizlik; Merkez bankacılığının gücü gibi temaları görüşülüyor.

*
Davos’ta bir teze odaklanmak, küresel ekonominin karşılaştığı sorunların çokluğu yüzünden zordur.
Bu yüzden WEF’te teknolojiye odaklanma  tam olarak seçilmiştir, çünkü ilk bakışta apolitik ve tutarsızdır ve elbette herkes teknolojik gelişmelerden faydalanabilir.
Bu defa 50. WEF’ te ise  İklim,  Çevre, Jeopolitik gerilimler , Milliyetçilikteki artış ve Göç Krizleriyle ilgili yenilenen endişeler gözden geçiriliyor.

*
Mesela Küreselleşme 4.0 konsepti, küreselleşmenin kalıcı ve durdurulamaz bir güç olduğu varsayımına dayanıyor.
WEF kurucusu K. Schwab, ” Küreselleşme 4.0’ın özünde küreselleşmenin ortadan kalkmayacağı anlayışı bulunuyor.
Çünkü küreselleşme ulusal dijital ve sanal sistemlerin bağlantısına ve bununla ilgili düşünce ve hizmet akışına bağlı olarak derinleşiyor” diyor.
Oysa bir taraftan da  teknolojik milliyetçilik ve ticaret engellerinin artması küreselleşme ile ilgili  endişelere yol açıyor…
Şimdi bu endişeler konuşuluyor.

*
WEF küresel gelir seviyelerini yükseltmek ve dünya çapında popülasyonlar için yaşam kalitesini artırmak potansiyelindedir.
Ancak hem teknolojik değişimlerin yıkıcı karakteriyle küreselleşmenin herkese eşit  fayda sağlamaması,
Hem de  küreselleşmenin şimdiye dek görülen etkilere aykırı bir biçime bürünmesi karşısında,
Şimdi WEF, özellikle işgücü piyasalarının bozulmasıyla daha büyük eşitsizlikler ortaya çıkabilmesine çözümler arıyor.

*
Artan otomasyon, küresel ekonomideki iş yapısını kökten değiştirecektir.
Gelişmiş ekonomilerdeki sanayileşme, işsizlik ve yoksulluk dahil olmak üzere  önemli zorluklar yaratmıştır.
Bunlar hala yeterince ele alınmamışken ya da  dördüncü endüstri devrimine üçüncüden kalan bazı ciddi sorunlar çözülmeden girilirken,
“Yerinden edilen işçiler  ne yapacaktır” sorusu WEF’ teki tartışmacıların konusuı haline gelmiştir.

*
Küreselleşme 4.0’ın savunucuları, daha çok sayıda yüksek vasıflı, yüksek ücretli işlerin oluşacağını iddia ediyor.
Bu kısmen doğrudur ancak dördüncü sanayi devrimini üretmekle suçlanan endüstriler;
Hükümetlerden  STEM (Science, Technology, Engineering ve Math .- Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) konularında,
Eğitim ve öğretimi arttırmaya yardım etmelerini istiyor.
Çünkü WEF gündemi, küresel büyümenin kapsayıcı ve sürdürülebilir olması gerektiğini belirtiyor.
Bunu sağlamak için STEM konularında eğitilmiş işgücü ile GSYİH büyümesine odaklanmak yerine  refah, rahatlık ve açık yerelleşmiş ekonomiler gerekiyor.

*
Genç İsveçli çevre aktivisti Greta Thunberg, bu yılın toplantılarının afiş çocuğudur.
Dünya liderlerine fosil yakıt ekonomisini terk etmeleri için  mesaj verdi.
Bugün WEF, fosil yakıtların iyi mi kötü mü olduğunu değil, “Karbon Tutumu” yani CO2’nin uzun süreli depolanmasını konuşuyor.
Burada üretilen anlatılar sonuçta politikayı şekillendiren ve endüstrileri değiştiren çok önemli hikayelerdir
Ancak İklim Değişikliği durumunda her şeyi değiştirebileceklerdir…

*
Dünya yapay zeka, biyoteknoloji, robotik, 5G teknolojilerinde müthiş bir rekabetle muazzam gelişmeler yaşarken,
Türk İnsanı; WEF’in ekonomik düşüncesiyle gelecekteki teknolojik değişimin zorluklarının üstesinden gelmek için öncelikle kendi devrimine ihtiyacı olduğunu biliyor.
Ancak 1 milyon 300 bin İmam Hatip öğrencisiyle eğitimde reform yaptığı iddiasındaki “tek adam Erdoğan” ile bunun nasıl sağlayabileceğini kara kara düşünüyor.

22. 1. 2020

 

habericialt
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.