Site Rengi

DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,07
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Balıkesir 27°C
Rüzgarlı

LİBYA DEHŞETİ

23.06.2020
147
A+
A-
Türkiye ve Katar, İran’ın konsolide edilmiş pozisyonundan yararlandı.
Müslüman Kardeşler ideolojisiyle Arap’a hakim olma hedefinde yeni bir blok oluşturuldu.

*
Yeni blok şimdi İran’ın Şii blokuna yanaşıyor.
Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün yeni bloğa katılma isteğindedir.
Rusya bu bloka “Orta Doğu İtilaf Ülkeleri” diyor.
Radikalizm ile mücadelede  canlarını, varlıklarını ve yıllarını kaybeden Orta Doğu’da gerilim yükseliyor.

*
Yeni blok, bölgesel dinamikler için hem fırsatlar hem tehditler oluşturuyor.
Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve çevresi devletlerin  Arap Sünni Bloğu,
Bu ikilinin bölgesel üstünlüğe yükselmesine direnemiyor.

haberici-arareklam

*
Küllerinden ve kırılmış halkın kötü durumundan yükselen,
Müslüman Kardeşliği ya da yeni blok;
Şimdi  son yılların tüm eziyetleri ve kan intikamının bir kombinasyonu olan radikalizmle saldırıyor…

*
Radikalizm bütün dünyada suçtur.
Yine de  İtilaf gözünü budaktan esirgemiyor.
Bölgesel güç ve egemenlik için radikalizmi;
Çoğu kez arkasında  bir iz bırakmadan,
“Dünyanın her yerinde” hem birlikte hem de ayrı ayrı arttırıyor ve yoğunlaştırıyor….

*
İtilaf Bloğu, bölgeyi geri dönüşü olmayan bir şekilde lehine dönüştürmeye çalışıyor.
Hızlı hareket etmeye, zorlanmaya ve büyük riskler almaya kararlıdır.
Ortak düşmanlar nedeniyle ve çelişkili hedeflere rağmen,
Sünni varlıklar da dahil olmak üzere tüm radikal İslamcı güçlerle yakın işbirliği yapıyor.

*
6 Haziran’da İran hükümeti, Libya’da  askeri olarak başbakan el-Sarrac’ı,
Yani Müslüman Kardeşler’i desteklediğini açıkladı!

*
Türkiye; Suriye, Irak, Libya, Somali, Yemen ve dünyanın her yerinde cihatçı güçleri destekliyor.
İran; Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Yemen ve şimdi Libya’da  İslami Cihad’a ve İsrail’de HAMAS’a omuz veriyor.
Katar  finansman ve ekipman sağlama konusunda yardımcı oluyor.

*
İtilaf ülkeleri arasında sıkı bir işbölümü vardır.
İran; Batı İran ile Akdeniz arasındaki tüm bölgeyi kontrol ederek Akdeniz kıyılarındaki kara koridoruna odaklanıyor.
Şii nüfuslu petrol zengini alanları güçlendirerek Basra Körfezi’nin her iki kıyısını da kontrol etmeye,
Hürmüz Boğazı ile Mendep Boğazı’nda egemen olmaya koşuyor.

*
Türkiye; Suriye ve Irak’ta Kürtleri baskılıyor.
Kuzey Suriye ve Irak’ta güvenlik bölgesi adıyla kendine özel bir bölge kurmaya çalışıyor.
Somali’deki varlığı ile Hicaz’a ve Kızıldeniz’e hükmetmek için Haşimi ülkelerinin durumunu ve hırslarını kullanıyor.
Katar’da ki üssüyle Basra Körfezi’nde varlığını arttırdı.
Libya’da Müslüman Kardeşler desteğiyle bir anlaşmayla Doğu Akdeniz’i böldü,
İsrail, Mısır, Kıbrıs ve Yunanistan’ı zora bıraktı.
Dini araçlarla  Balkanları da zayıflatarak Hıristiyan Avrupa’yı baltalıyor….

*
Müslüman Kardeşler, Sudan’ı Mısır ordusu ve El Ezher Üniversitesi ile fethetmek üzere,
Bir İslam biçimi icat eden  İngilizler tarafından kurulmuş gizli bir siyasi örgüttür.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra Batı’nın Masonluk modeline göre yeniden düzenlendi.
Sonra birçok ülkede emperyalist gündemi ileriye taşımakta kullanıldı.
Arap Baharı  bu cemaati Ortadoğu’nun hemen her yerinde iktidara getirmeyi öngördü.
Ayarı anlaşıldı da Suudi Arabistan, Mısır ve çevresi Arap ülkelerinde  yasaklandılar.

*
Şimdi İran, Müslüman Kardeşler’e verdiği desteği ortaya koyarak,
Şah R. Pehlevi’nin  ABD’nin Ortadoğu’daki jandarması  olduğunu,
1990′ larda Devrim Muhafızlarını NATO’nun emri altında Suudiler’le aynı safta,
Bosna-Hersek’te çarpışmaya gönderdiği  politikasına geri dönüyor!
İran Ordusu,  bir kez daha Türkiye ile birlikte NATO’nun emri altında savaşacaktır!

*
İttifak şimdilerde Kuzey Afrika’da hegemonya arıyor.
Libya’da  çatışmayı  daha da yükseltiyor.
ABD, AB, Rusya ve Orta Doğu ile olumsuz sonuçların artmasını tetikleme potansiyeli taşıyor.

*
İki hafta önce Erdoğan, ABD Başkanı D.Trump ile görüştü.
Türkiye’ye Libya’da yeni bir dönemin başlayabileceğini açıkladı.
Dışişleri Bakanı M.Çavuşoğlu ‘da ABD’nin Libya’da aktif olmasını istedi.

*
Erdoğan, Rusya ile işbirliğinde çok ileri gittiğini,
ABD ile ilişkilerin olması gereken noktanın çok gerisinde kaldığını anlamıştı!
Çünkü Şubat’ta Suriye Arap Ordusunun İdlib’e yaptığı saldırıda,
Rus güçlerinin bilgisi ve desteğiyle 33 Türk askeri öldürülmüştü.
Artık Erdoğan Rusya ile ilişkilerde belli sınırlar olması gerektiğine inanıyordu!

*
İki ülke Suriye’deki işbirliğindedir.
Ama Libya’da aralarında hiçbir işbirliği bulunmuyor;
İkiside Libya çatışmasının karşı tarafta yeralıyor.

*
Erdoğan, bu karmaşada ABD ile işbirliğinin de sınırları olduğunu  unutmadan,
Libya’da işbirliği için ya da bir denge politikası için Washington’la  temas kurdu!.
ABD’ye karşı yüksek oktavlı ses tonu düştü.
Şimdi Türkiye, iki süper gücün rolünü Libya Sirte’de dengelemeye çalışıyor…

*
Bu yüzden iki ülkenin dışişleri ve savunma bakanlarının Ankara toplantısı gerçekleşmedi.
Türkiye Libya krizi için bir yol haritası müzakere etmeyi umuyordu,
Ancak 6 Haziran’da Rus heyeti, Mısır’ın önerdiği aynı ateşkes planında ısrarcı oldu.
Türkiye planı reddetti, savaşı durdurma konusunda isteksizlik gösterdi!

*
Geçen hafta Erdoğan, Almanya Başbakanı A. Merkel ile görüştü.
Berlin çerçevesi; BM’nin Libya’daki barış sürecini desteklemeyi kabul etti..
Ama tüm yabancı ülkelerin güçlerini ülke dışına çekmesini,
Savaşçılara silah tedarik edilmesinin durdurulması gerektirdiği belirtildi.
Ancak bu  koşul Türkiye’nin Libya’daki planlarını engelliyor.

*
Pazar günü  Mısır Cumhurbaşkanı El-Sisi,
Ülkesinin Libya’da yabancı ülkeler tarafından desteklenen,
“Terörist milislerden ve paralı askerlerden doğrudan tehditler” aldığını,
Bu yüzden Libya’ya meşru bir müdahale hakkı olduğunu açıkladı.
Mısır Hava Kuvvetleri’ne hazırol emri verdi…
Suudi Arabistan ve BAE’ de destek teklif etti…

*
Türkiye, M4 otoyolunun kuzeyinde İdlib’deki aşırılık yanlısı savaşçıları geri çekeceğine söz vermişti.
Süre geçen Salı günü sona erdi ve Türkiye vaatlerini yerine getirmedi.
Rusya destekli Suriye Ordusu, aşırılıkçı savaşçıları kuşattı.

*
ABD, bugün Libya’daki taraflardan ateşkese uyulmasını istedi.
AFRICOM başkanlığındaki ABD heyeti, Ulusal Anlaşma  Saraj Hükümeti ile,
Görüşmek üzere Libya’nın başkenti Trablus’a geldi…
Hafter’in Libya Ulusal Ordusu Sirte’nin doğusundaki bölgeyi “uçuşa yasak bölge” ilan etti.

*
Dün Başkan Trump, 3 Kasım başkanlık seçim kampanyasında Tulsa mitingindeydi.
Rusya Devlet Başkanı V. Putin, 2024’te devlet başkanı seçiminde yeniden aday olmasına imkan sağlayacak,
Ülkede siyasi sistemi değiştirecek anayasa değişikliği için 1 Temmuz’da Halk Oylamasını bekliyor.

*
İşte birçok kriz  gibi Libya sorunu da oyalanmaya ve gecikmeye bırakılıyor…
Ancak ABD arka planda her zamanki gibi yaptırımları bir denge tutturmak için kullanmaya devam ediyor..
Bu noktada Başkan Trump’ın, Türkiye’nin sınırı aşan bir hamlede bulunması durumunda,
Ülke ekonomisini tamamen mahvedeceği tehdidi hükmünü sürdürüyor…

23. 6. 2020

habericialt
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.