Site Rengi

DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,05
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Balıkesir 25°C
Çok Bulutlu

DİZ DİZE GÖZ GÖZE SOHBETLERİ UNUTTURDULAR BİZE “Hegemonya Kuranlar”

17.11.2019
171
A+
A-

Linçten Kurtulan Kalem Yazdı.
Değerli okurlarım, bu gün sizlere Türkiye’deki bazı derneklerin içerisindeki hegemonya nasıl oluşuyor, Ve kimlere hizmet ediyor ? Bu gün bu konuyu ele aldım. Hegemonya yunanca hegemonia kelimesinden gelmektedir. Bu bir sistemin içinde, ya da grupta birin öteki üzerindeki baskın etkisidir. Kültürel hegemonya kavramı ise, marksist filozof ve politikacı, Antonio Gramsci tarafından öne sürülen bir kavramdır.

“Haklı olan güçlü olmalı, sebebi bunda hakkın rızası vardır.”

Ben burada, birinin ötekinin üzerindeki baskı etkisinden bahsedeceğim. Tabi ki bir grup ya da toplumda bazı insanlar ötekilerinin üzerine baskındır. Fakat bu güç suçla ve haksızlık üzerine bina edilmemelidir, edilemez. Bir grup diğer bir grupla giriştiği mücadeleyi kazanması bir grubun diğer gruba boyun eğmesi. Yada, bir grubun zihnini bulandırarak, grupta ki düşüncelerinde sapmalar oluşturmak. Eğer bu iki güç kullanımdaysa ve etkili ise burada hegemonya kurulmuştur. Aslında asıl olan güç hak ve doğruluk ile aranmalı ve desteklenmelidir. Haklı olan güçlü olmalı, sebebi bunda hakkın rızası vardır. Bu tarz hegemonya kurarak destekçilerini sömüren yönetim kurullarına karşı tarihsel bir blok oluşturarak kırmak ile birlikte şeffaflığı, temsiliyeti, sorgulamayı kurullara yerleştirmek. Buda ancak genel kurullarda yönetime talip olarak ve kazanarak olur. STK’lerin yönetim kurullarının hegemonya kurmuş ise kesinlikle üyelerini sömürüyor ve onların üzerinde baskı kuruyor demektir. Bu hegemonyayı kurarken sömürdüğü değerler vardır.

haberici-arareklam

“Bak sen benim üstümde değil, hizmetimdesin.”

En önemli örneği üyeleri üzerindeki inanç sömürücülüğü. Bu bağlamda baktığımızda kurul üyeleri de o derneklerde üyedirler. Kendilerine bunu anlatmak ,bunu hissettirerek “Bak sen benim üstümde değil, hizmetimdesin.” Bugün var ama yarın olmayacaklarını anlamaları önemlidir. İnanç ile ilgili yerlerde siyaset yapılmasına izin vermek, tamamen üyelerin esaret altında olduğunun göstergesidir. STK ‘lar gönüllülük esaslarına göre kurulur. STK’lerinde kurullar üyelerin verdikleri üyelik aidatları ve bağışları ile ayakta kalır ve işlevlerini yapar. Buradaki kurul üyeleri, herhangi bir üyeye hesap vermek zorundadır. Eğer bir dernek kurulu ve başkanı ,kurul üyelerinden birine veya üyesine hesap vermem, genel kurulda veririm yada hesaplar evde ,defterler evde diyorsa ,orada güvenden, dürüstlükten bahsedemezsiniz. Kesin yolsuzluk ve suiistimaller vardır. Buna seyirci kalan kurul üyeleri veya üyeler bu yolsuzluğa ortak olmuşlardır. Böyle dernekler var mı? Siz düşünün var mı?

habericialt
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.